
Kaçıngan Kişilik Bozukluğu
Görünmezlik Üzerinden Kurulan Bir Benlik Anlatısı
Kaçıngan Kişilik Bozukluğu (KKB), kişilik bozuklukları içinde en az “gösterişli” olanlardan biridir. Bu nedenle çoğu zaman gözden kaçar, yanlış tanınır ya da yalnızca sosyal kaygı ile karıştırılır.
Oysa KKB, yalnızca çekingenlik ya da utangaçlık değil; benliğin görünmezlik yoluyla korunmaya çalışıldığı özgün bir yapılanmadır.
Tanı, DSM-5-TR’de Cluster C kişilik bozuklukları arasında yer alır ve temel olarak yetersizlik duyguları, eleştirilmeye aşırı duyarlılık ve sosyal kaçınma ile tanımlanır.
DSM-5-TR’ye Göre Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri
DSM-5-TR’ye göre Kaçıngan Kişilik Bozukluğu tanısı için, erken erişkinlik döneminde başlayan ve çeşitli bağlamlarda görülen aşağıdaki 7 ölçütten en az 4’ünün bulunması gerekir:
- Eleştirilme, onaylanmama ya da reddedilme korkusu nedeniyle kişilerarası etkinliklerden kaçınma
- Sevilip kabul edileceğinden emin olmadıkça insanlarla ilişkiye girmek istememe
- Yakın ilişkilerde bile kendini tutma, utanç ya da alay edilme korkusu
- Toplumsal durumlarda eleştirilme ya da reddedilme düşüncesiyle aşırı meşgul olma
- Yeni kişilerarası durumlarda ketlenme, yetersizlik duyguları nedeniyle
- Kendini sosyal olarak yetersiz, çekicilikten yoksun ya da başkalarından aşağı görme
- Yeni etkinliklere katılma konusunda isteksizlik, utanç verici durumlarla karşılaşma korkusu
Bu örüntünün süreğen olması ve işlevselliği bozması tanı için gereklidir.
Tanının Yüzeydeki Okuması ve Yanılsama
Kaçıngan yapı sıklıkla:
- utangaç,
- sessiz,
- geri planda duran,
- “zararsız”
olarak algılanır.
Bu yüzeysel okuma yanıltıcıdır.
Çünkü kaçıngan yapılanmada sorun:
- ilişki isteğinin yokluğu değil,
- ilişki içindeki görünürlüğün tehdit edici olmasıdır.
Psikodinamik Perspektif: Görünmezlik Bir Seçimdir
Psikodinamik açıdan Kaçıngan Kişilik Yapılanması, benliğin sürekliliğini:
- görünürlük,
- sahne,
- ilişki içi temas
üzerinden değil;
👉 geri çekilme ve görünmezlik üzerinden kurduğu bir düzenlenme biçimidir.
Bu yapıdaki benlik şunu söyler:
“Görünmezsem, incinmem.”
Kaçınma burada pasif bir yoksunluk değil;
aktif bir korunma stratejisidir.
Utanç ve Aşağılık Duygusu
Kaçıngan yapılanmanın merkezinde sıklıkla:
- yoğun utanç,
- kendini yetersiz hissetme,
- başkalarının bakışına karşı aşırı hassasiyet
yer alır.
Ancak bu yapı, kendini değersiz hissetmekle sınırlı değildir.
Çoğu zaman altta şu düşünce vardır:
“Görünür olursam, yetersizliğim ortaya çıkar.”
Bu nedenle benlik, kendini:
- geri çekerek,
- sessiz kalarak,
- fark edilmeden var olarak
korumaya çalışır.
Narsisistik Anlatı Kaçıngan Yapıda Nasıl Kurulur?
Senin çerçevenle net biçimde söyleyebiliriz:
Kaçıngan yapılanmada narsisistik anlatı:
- üstünlükle değil,
- görünürlükle değil,
- doğrulukla değil;
👉 “dokunulmazlık” üzerinden kurulur.
Bu anlatının örtük cümlesi şudur:
“Beni gerçekten tanırsan, ya reddedersin ya da küçümserdin.
O yüzden görünmeyeyim.”
Bu da narsisizmin negatif alan üzerinden kurulan bir biçimidir.
Benlik, kendini sahneye koymaz;
sahneyi terk ederek korunur.
Sosyal Kaygı ile Ayrım
Önemli bir klinik ayrım:
- Sosyal kaygı bozukluğu → durumlara bağlı, semptomatik
- Kaçıngan kişilik yapılanması → süreğen, benlik düzeyi
Kaçıngan yapıdaki kişi:
- yalnızca kalabalıktan değil,
- ilişkisel görünürlükten kaçınır.
Klinik Bir Not
Kaçıngan kişilik yapılanması, terapide çoğu zaman:
- sessiz,
- uyumlu,
- sorun çıkarmayan
bir tablo gibi görünebilir.
Ancak bu sessizlik:
- rahatlık değil,
- yüksek düzeyde kendini tutma halidir.
Terapötik süreçte:
- acele edilmemesi,
- görünürlük zorlaması yapılmaması,
- güvenli bir ilişki zemininin yavaşça kurulması
kritiktir.
Sonuç
Kaçıngan Kişilik Bozukluğu, ilişki istemeyen bir yapı değildir.
Bu yapı, ilişki içinde görünür olmanın benlik için tehdit edici olduğu bir düzenlenmeyi temsil eder.
Bu nedenle kaçıngan yapılanma:
- narsisistik anlatının,
- sessiz,
- geri çekilmiş,
- görünmez
bir biçimidir.
Benlik burada kendini sahneye koymaz;
sahneden çekilerek varlığını korur.
Klinik Duruş Notu
Bu yazı, Kaçıngan Kişilik Yapılanması’nı “çekingenlik” etiketiyle değil;
benliğin görünmezlik yoluyla ayakta kalma çabası olarak ele almayı amaçlamaktadır.

