
Paranoid Kişilik Bozukluğu (PKB)
Haklılık ve Tehdit Üzerinden Kurulan Bir Benlik Anlatısı
Paranoid Kişilik Bozukluğu (PKB), kişilik bozuklukları içinde en erken başlayan ve en katı örüntülerden biridir. Çoğu zaman “şüphecilik” ya da “güvensizlik” ile basitleştirilir; oysa bu yapı, benliğin sürekliliğini haklılık ve tehdit algısı üzerinden kurduğu özgül bir düzenlenmeyi temsil eder.
Tanı, DSM-5-TR’de Cluster A kişilik bozuklukları arasında yer alır ve temel olarak yaygın kuşkuculuk, kötü niyet atıfları ve güvensizlik ile tanımlanır.
DSM-5-TR’ye Göre Paranoid Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri
DSM-5-TR’ye göre Paranoid Kişilik Bozukluğu tanısı için, erken erişkinlik döneminde başlayan ve çeşitli bağlamlarda görülen aşağıdaki 7 ölçütten en az 4’ünün bulunması gerekir:
- Yeterli kanıt olmaksızın başkalarının kendisini sömürdüğüne, zarar verdiğine ya da aldattığına inanma
- Arkadaşların ya da yakınların sadakatine ve güvenilirliğine ilişkin sürekli kuşkular
- Bilgilerin kötüye kullanılacağı korkusuyla başkalarına güvenip açılmaktan kaçınma
- Masum söz ya da olaylarda aşağılayıcı ya da tehdit edici gizli anlamlar çıkarma
- Sürekli kin tutma, hakaretleri ve küçük düşürülmeleri affetmeme
- Kişiliğine ya da itibarına yönelik saldırılar algılama ve buna hızlı öfke ya da karşı saldırı ile tepki verme
- Eşinin ya da partnerinin sadakatsizliğine dair yineleyici ve temelsiz kuşkular
Bu örüntünün süreğen olması ve işlevselliği bozması tanı için gereklidir.
Yüzeydeki Okuma: “Şüpheci Kişi”
Paranoid yapı çoğu zaman:
- kuşkucu,
- sert,
- mesafeli,
- alıngan
olarak tanımlanır.
Bu yüzeysel okuma eksiktir.
Çünkü paranoid yapılanmada asıl mesele:
- güvensizlik değil,
- benliğin kendini tehdit altında hissetmeden var edememesidir.
Psikodinamik Perspektif: Tehdit Olmadan Benlik Dağılır
Psikodinamik açıdan paranoid yapılanma, benliğin sürekliliğini:
- ilişki,
- görünürlük,
- kontrol
üzerinden değil;
👉 tehdit algısı ve haklılık duygusu üzerinden kurduğu bir düzenlenmedir.
Bu yapıdaki benlik şunu söyler:
“Eğer tehdit varsa, ben haklıyım.
Haklıysam, varım.”
Tehdit algısı burada bir bozukluk değil;
benliğin organizasyon eksenidir.
Haklılık Narsisizmi
Senin çerçevenle burada çok net bir narsisistik anlatı ortaya çıkar:
Paranoid yapılanmada narsisistik sahne:
- üstünlükle değil,
- görünürlükle değil,
- vazgeçilmezlikle değil;
👉 haklı olma üzerinden kurulur.
Bu anlatının örtük cümlesi şudur:
“Ben yanılmam.
Yanılanlar kötücül ya da cahildir.”
Bu haklılık, benliği:
- kırılganlıktan,
- belirsizlikten,
- eksilmeden
korur.
Şüphe Bir Savunmadır
Paranoid yapıdaki şüphe:
- bilgi eksikliğinden değil,
- belirsizliğe tahammülsüzlükten doğar.
Belirsizlik, benlik için:
- zayıflık,
- savunmasızlık,
- kontrol kaybı
anlamına gelir.
Bu nedenle şüphe, benliğin kendini tutma aracıdır.
İlişkisel Sonuçlar
Paranoid yapılanmada ilişkiler:
- sürekli sınanır,
- güven testlerine tabi tutulur,
- hızla düşmanca algılanabilir.
Yakınlık arttıkça:
- tehdit algısı da artar.
Bu nedenle paranoid yapı:
- yakınlığı ister,
- ama yakınlıktan aynı anda korkar.
Psikotik Bozukluklarla Ayrım
Önemli bir klinik ayrım:
- Paranoid Kişilik Bozukluğu → gerçeklik değerlendirmesi temelde korunur
- Paranoid Psikotik Bozukluklar → sanrısal kesinlik, gerçeklik kaybı
Paranoid kişilik yapılanmasında kuşkular olasılık düzeyindedir;
tam bir sanrısal sabitlik yoktur.
Klinik Bir Not
Paranoid kişilik yapılanmasıyla çalışırken:
- doğrudan yüzleştirme,
- “yanıldığını kanıtlama” çabası
çoğu zaman terapötik değildir.
Çünkü bu yapı için mesele:
- doğru–yanlış değil,
- haklı–tehdit altında olma dengesidir.
Terapötik duruşta:
- tutarlılık,
- şeffaflık,
- sınırların netliği
belirleyicidir.
Sonuç
Paranoid Kişilik Bozukluğu, yalnızca kuşkuculukla açıklanamaz.
Bu yapı, benliğin sürekliliğini haklılık ve tehdit algısı üzerinden kurduğu bir düzenlenmedir.
Bu nedenle paranoid yapılanma:
- narsisistik anlatının,
- sert,
- katı,
- savunmacı
bir biçimini temsil eder.
Benlik burada sahnede:
- üstün olarak değil,
- haklı olarak var olur.
Klinik Duruş Notu
Bu yazı, Paranoid Kişilik Yapılanması’nı “zor ve kuşkucu kişi” etiketiyle değil;
benliğin tehdit algısıyla ayakta kalma çabası olarak ele almayı amaçlamaktadır.

