
Kara Sevda Bir Hastalık mıdır?
Karasevda, gündelik dilde çoğu zaman “aşırı”, “karşılıksız” ya da “yıpratıcı” bir aşk hâlini tanımlamak için kullanılır. Kişinin tüm düşüncelerinin bir insana odaklandığı, ayrılığın ya da karşılık görememenin derin bir acıya dönüştüğü bu yaşantı, dışarıdan bakıldığında zaman zaman patolojik gibi algılanabilir.
Peki gerçekten öyle midir?
Karasevda bir ruhsal hastalık mıdır?
Kısa cevap: Hayır, tek başına bir hastalık değildir.
Ama her zaman masum bir yaşantı da değildir.
Karasevda Ne Zaman “Normal”dir?
İnsan zihni bağlanmaya yatkındır.
Aşkın erken dönemlerinde:
- yoğun düşünceler,
- özlem,
- idealleştirme,
- bedensel uyarılma,
- uyku ve iştah değişiklikleri
oldukça yaygındır.
Bu dönemlerde kişi:
- sevdiği kişiyi sık düşünür,
- ayrılığa aşırı hassasiyet gösterir,
- duygusal dalgalanmalar yaşar.
Bunlar, aşkın doğal biyolojik ve psikolojik süreçleri içinde değerlendirilebilir.
Zamanla şiddeti azalır, kişi yeniden başka alanlara yatırım yapabilir.
Bu çerçevede yaşanan karasevda, bir hastalık değil, insan olmanın uç deneyimlerinden biridir.
Karasevda Ne Zaman Sorunlu Hâle Gelir?
Sorun, yaşantının sürekliliği ve işlevselliği bozmasıyla başlar.
Aşağıdaki durumlar eşlik ediyorsa dikkat gerekir:
- Aylar–yıllar boyunca değişmeden sürmesi
- Kişinin sosyal, mesleki ve duygusal yaşamını belirgin biçimde daraltması
- Gerçekçi olmayan beklentilerin ısrarla sürdürülmesi
- Karşı tarafın açık reddine rağmen bağlanmanın çözülmemesi
- Yoğun kıskançlık, kontrol etme ya da takip davranışları
- Kendilik değerinin tamamen bu ilişkiye bağlanması
Bu noktada artık karasevda, bir aşk hâli olmaktan çıkıp, başka bir ruhsal örüntünün parçası olabilir.
Karasevda Hangi Durumlarla Karışabilir?
Karasevda bazen:
- Depresyon (özellikle kayıp ve yas temelli),
- Obsesif düşünce örüntüleri,
- Bağlanma sorunları,
- Bazı kişilik örgütlenmeleri,
- Nadiren erotomanik yaşantılar
ile iç içe geçebilir.
Burada belirleyici olan, aşkın kendisi değil;
kişinin bu yaşantıyı nasıl taşıdığıdır.
Psikiyatride Karasevdanın Yeri
Karasevda:
- DSM ya da ICD gibi tanı sistemlerinde ayrı bir hastalık olarak yer almaz.
- Tek başına tanı değildir.
- Ancak bazı klinik tabloların belirtisi ya da eşlikçisi olabilir.
Bu yüzden psikiyatride soru genellikle şudur:
“Bu kişi âşık mı?” değil,
“Bu yaşantı kişinin ruhsal dengesini nasıl etkiliyor?”
Müdahale Gerekir mi?
Her karasevda tedavi gerektirmez.
Ama şu durumlarda profesyonel destek anlamlı olabilir:
- kişi bu hâlden çıkamıyorsa,
- kendilik değeri ciddi biçimde zedelenmişse,
- eşlik eden depresyon, kaygı ya da dürtüsel davranışlar varsa,
- ilişki, kişinin hayatındaki diğer tüm alanları silip süpürüyorsa.
Burada amaç:
- aşkı “söndürmek” değil,
- kişinin kendilik sınırlarını yeniden kurmasına yardımcı olmaktır.
Sonuç Yerine
Karasevda:
- ne romantize edilmesi gereken kutsal bir acıdır,
- ne de otomatik olarak bir ruhsal hastalık.
Karasevda, insanın bağlanma kapasitesinin en uç ve kırılgan hâllerinden biridir.
Ne zaman ki kişi bu yaşantının içinde kendini kaybetmeye başlar,
işte o zaman mesele aşk olmaktan çıkar; ruh sağlığı meselesine dönüşür.
Belki de asıl soru şudur:
Karasevda bir hastalık mı?
Yoksa bazı insanların acıyı sevmeyi öğrenmiş olmasının bir sonucu mu?
