
Şizofreni Yakınım Tedaviyi Reddediyor: İkna ve Çözüm Rehberi
Ağır psikiyatrik hastalıklarda (özellikle şizofreni, psikotik özellikli bipolar bozukluk ve sanrılı bozukluklar gibi) en büyük engel, hastanın durumunu fark edememesidir. Tıpta “anosognosi” olarak adlandırılan bu durum nedeniyle, hastaların hastalıklarını tanıması ve kabullenmesi son derece güç olmaktadır.
Tedavi Uyumu ve İlaç Reddi Neden Görülür?
Bu hastalıklarda ilaç reddi veya tedavi uyumsuzluğu, sürecin doğal ama zorlayıcı bir parçasıdır. Hastalar genellikle hasta olduklarına inanmadıkları için “boş yere ilaç içtiklerini” veya “zehirlendiklerini” düşünebilirler. Ancak zaman içinde, doğru yaklaşımla hastaların tedaviye uyumlarının arttığı görülmektedir.
Tedaviye İkna Etme Yolları
Uyumsuz dönemlerde hastanın tedavisinin yakınları tarafından kontrolü hayati önem taşır. Takibi zor olsa da vazgeçilmemelidir. Şu yöntemler denenebilir:
Yumuşak Yaklaşım: Durumu sakince anlatmak ve hastayla konuşmak çoğu zaman yararsız gibi görünse de her zaman ilk adım olmalıdır.
Tatlı/Sert Denge: Hastayı kışkırtmadan, sınırları çizen ancak sevgi içeren yaklaşımlar sergilenmelidir.
Sözü Geçen Yakınlar: Hastanın saygı duyduğu veya sözünü dinlediği bir aile büyüğü ya da arkadaşı ikna sürecinde anahtar rol oynayabilir.
Tüm Çareler Tükendiğinde: Tıbbi Müdahale Yöntemleri
Konuşarak ikna etmenin mümkün olmadığı noktada, bir psikiyatriste danışarak aşağıdaki tıbbi çözümler değerlendirilmelidir:
Gizli İlaç Kullanımı: Hayati risk olan durumlarda, doktor onayıyla yiyecek ve içeceklere katılabilen damla veya toz formundaki ilaçlar denenebilir.
Depo İlaçlar (Uzun Etkili Enjeksiyonlar): İlaç içmeyi her gün reddeden hastalar için 15 günde veya ayda bir yapılan enjeksiyon formundaki ilaçlar (Örn: Risperdal Consta, Xeplion, Trevicta vb.) tedavi sürekliliğini sağlar.
Zorunlu Hastaneye Yatış: Eğer hasta kendine veya çevresine zarar verme riski taşıyorsa, son nokta olarak istem dışı (zorla da olsa) hastaneye yatış prosedürü uygulanmalıdır.
Dikkat: Burada zikredilen ilaçlar örnek amaçlıdır; hangi ilacın hangi dozda kullanılacağına dair nihai karar mutlaka takip eden psikiyatrist tarafından verilmelidir.