En Ağır Antidepresan Hangisi?

Bu soru neden sık sorulur ama doğru bir soru değildir?

Bu soru, psikiyatri pratiğinde hasta ve hasta yakınlarından en sık duyulan sorulardan biridir:
“En ağır antidepresan hangisi?”
Ya da benzer biçimde: “En etkili ilaç hangisi?”

Bu iki sorunun sorulma nedeni çok anlaşılır. Çünkü depresyon, insanın hem zihinsel hem de bedensel dayanma gücünü zorlayan bir durumdur ve kişi çoğu zaman en hızlı, en güçlü çözümü arar.

Ancak antidepresanlar söz konusu olduğunda, “ağır” ya da “hafif” gibi tanımlar tıbbi olarak yanıltıcıdır.


Antidepresanlarda “ağır–hafif” ne anlama gelmez?

Antidepresanlar, psikiyatride kullanılan psikotrop ilaçların bir alt grubudur.
Depresyon tedavisinde etkili olan ilaçların tamamı “antidepresan” olarak adlandırılır.

Ancak bu ilaçlar:

  • etki mekanizmaları
  • yan etki profilleri
  • kişide oluşturdukları klinik yanıt
    bakımından birbirinden farklıdır.

Bir antidepresanın:

  • daha yüksek dozda kullanılması
  • daha eski ya da daha yeni olması
  • “kuvvetli” olarak algılanması

onu otomatik olarak daha etkili ya da daha uygun hâle getirmez.


Hekim antidepresan seçerken neye bakar?

Bir psikiyatrist için temel soru şudur:

“Bu kişi için en uygun ilaç hangisi?”

Bu değerlendirmede dikkate alınan başlıca noktalar şunlardır:

  • belirtilerin türü ve şiddeti
  • eşlik eden kaygı, uyku, bedensel yakınmalar
  • daha önce kullanılan ilaçlara verilen yanıt
  • yan etkilere tolerans
  • kişinin yaşam koşulları ve beklentileri

Bu nedenle aynı tanıyı alan iki kişide farklı antidepresanlar tercih edilebilir.


Neden “en ağır antidepresan” diye bir şey yok?

Çünkü antidepresan tedavisinde amaç:

  • en güçlü ilacı vermek değil
  • en uygun ilacı seçmektir.

Bazı kişiler düşük dozlarda ve daha sınırlı etki alanı olan bir ilaçla belirgin fayda görürken,
bazı kişilerde farklı etki mekanizmalarına sahip ilaçlara ihtiyaç duyulabilir.

Bu durum ilacın “ağırlığı” ile değil, kişiye özgü yanıt ile ilgilidir.

Doğru antidepresan, en ağır olan değil; kişiye uygun olandır.

Antidepresan tedavisi mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanmalı,
ilaç seçimi ve doz ayarlaması düzenli takiplerle yapılmalıdır.