
Akut Stres Bozukluğu
Akut stres bozukluğu, travmatik bir olayın hemen ardından ortaya çıkan ve kişinin ruhsal dengesini kısa sürede belirgin biçimde bozan bir stres tepkisidir. Kişi gerçek bir ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma, cinsel saldırı, doğal afet, ciddi kaza gibi olayları yaşayabilir ya da bu olaylara tanıklık edebilir. Bazı durumlarda kişinin yakınının başına gelen ağır bir travmayı öğrenmesi de benzer bir tabloyu başlatabilir.
Akut stres bozukluğunda kişi yalnızca “üzülmez”; çoğu zaman yoğun bir korku, donakalma, şaşkınlık ve gerçek dışılık hissi ile birlikte, gündelik yaşamın ritmini sürdüremeyecek kadar sarsılır.
Bu tablo, travmaya verilen tepkilerin “erken dönem” biçimlerinden biridir ve bazı kişilerde uygun destekle hızla düzelirken, bazı kişilerde travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) doğru ilerleyebilir. Stres tepkileri içerisinde endokrin tepkiler ayrı bir öneme sahiptir. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
“Akut stres bozukluğu/reaksiyonu ile ilgili bir vaka örneğini ayrıca okuyabilirsiniz: Akut stres bozukluğu/reaksiyonu: Vaka örneği.”
Akut stres bozukluğu ne zaman başlar, ne kadar sürer?
Belirtiler genellikle travmatik olaydan sonraki saatler veya günler içinde başlar.
Yakınmalar en az 3 gün sürmelidir.
Belirtiler 1 aydan uzun sürerse, akut stres bozukluğu tanısı yerine travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) düşünülür.
Yani akut stres bozukluğu, travma sonrası ilk haftalarda görülen klinik tablodur.
Belirtiler nelerdir?
Akut stres bozukluğunda belirtiler genellikle dört ana alanda toplanır:
1) Gerçek dışılık ve kopma (dissosiyatif belirtiler)
Kişi çevresini farklı, yabancı veya gerçek dışı algılayabilir. Bazı kişiler “bir filmin içindeymişim gibi” ya da “rüyadaymışım gibi” tarif eder.
çevreye yabancılaşma
kendini farklı algılama
dalgınlık, donukluk
olayın bazı kısımlarını hatırlamakta zorluk
2) Yeniden yaşantılama
Travma zihinde kendiliğinden canlanabilir:
olayın görüntülerinin tekrar tekrar göz önüne gelmesi
istemsiz düşünceler
kabuslar
yoğun sıkıntı ve panik benzeri tepkiler
3) Kaçınma
Kişi, travmayı hatırlatan şeylerden uzak durmaya çalışır:
konuşmaktan kaçınma
olayla ilişkili mekanlardan uzak durma
tetikleyicilerden kaçınma
4) Artmış uyarılmışlık
Beden “alarmda” kalır:
irkilme
sinirlilik, öfke patlamaları
dikkat ve konsantrasyon bozukluğu
uykuya dalma ve uyku sürdürme güçlüğü
çarpıntı, titreme, gerginlik
Kimlerde daha sık görülür?
Akut stres bozukluğunun görülme olasılığı, travmanın türüne ve şiddetine göre değişir. Risk şu durumlarda artar:
travmanın ağır ve beklenmedik olması
kişinin fiziksel olarak doğrudan tehdit altında kalması
ağır yaralanma veya ölüm görgüsü
yakın kaybı
daha önce travma öyküsü olması
sosyal desteğin zayıf olması
travma öncesinde kaygı veya depresyon eğilimi
Ne zaman yardım almak gerekir?
Travmadan sonra bazı tepkiler normal kabul edilebilir. Ancak aşağıdaki durumlarda profesyonel değerlendirme gerekir:
belirtiler 2–3 gün içinde yatışmıyorsa
uyku tamamen bozulmuşsa
kişi günlük işlevlerini sürdüremiyorsa
yoğun öfke, saldırganlık veya kontrol kaybı gelişiyorsa
kişi kendine zarar verme düşüncelerinden söz ediyorsa
Erken yardım, tablonun ağırlaşmasını ve uzamasını engelleyebilir.
Tedavi
Akut stres bozukluğu tedavisinin temeli, kişiyi “normalleştirmek” ve sistemi yeniden dengede tutmaktır. Tedavi genellikle şunları kapsar:
kişinin ve yakınlarının bilgilendirilmesi
güvenli ortamın sağlanması
sosyal desteğin güçlendirilmesi
kısa süreli destekleyici psikoterapi
gerekli durumlarda kısa süreli ilaç tedavileri (özellikle uyku ve yoğun kaygı için)
Bazı vakalarda kısa süreli ilaç desteği çok işe yarar; ancak her hastada şart değildir. Tedavi planı, belirtilerin şiddetine ve kişinin işlevselliğine göre belirlenir.
Sonuç
Akut stres bozukluğu, travmatik bir olayın ardından ortaya çıkabilen ve kısa sürede ağır belirtiler oluşturabilen bir tablodur. Erken dönemde doğru destek alındığında çoğu kişide belirgin düzelme görülebilir. Ancak belirtiler uzuyor veya ağırlaşıyorsa, travma sonrası stres bozukluğuna dönüşme riski nedeniyle profesyonel değerlendirme önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Akut Stres Bozukluğu nedir?
Akut stres bozukluğu, kişinin ağır bir travmatik olaydan (kaza, saldırı, doğal afet, ölüm tehdidi vb.) sonra ortaya çıkan, yoğun korku, çaresizlik ve stres belirtileriyle seyreden kısa süreli bir ruhsal bozukluktur.
Hangi olaylardan sonra görülür?
Trafik kazaları, deprem, şiddet, cinsel saldırı, ciddi yaralanma, ani kayıplar gibi kişinin hayatını tehdit eden ya da çok sarsıcı yaşantılardan sonra ortaya çıkabilir.
Belirtileri nelerdir?
Olayı tekrar tekrar hatırlama, kabuslar, yoğun kaygı, irkilme, uyku bozukluğu, duygusal donukluk, çevreden kopmuş gibi hissetme, dikkat dağınıklığı ve huzursuzluk sık görülür.
Ne kadar sürer?
Belirtiler genellikle travmadan sonraki ilk günlerde başlar ve en az 3 gün, en fazla 1 ay sürer. Bir aydan uzun sürerse travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) düşünülür.
Herkeste kalıcı olur mu?
Hayır. Birçok kişide zamanla düzelir. Ancak bazı kişilerde tedavi edilmezse TSSB’ye dönüşebilir.
Normal bir stres tepkisinden farkı nedir?
Akut stres bozukluğunda belirtiler daha yoğun, günlük yaşamı bozacak düzeydedir ve kişinin işlevselliğini belirgin şekilde etkiler.
Tedavi gerekir mi?
Hafif olgularda destek ve izlem yeterli olabilir. Ancak belirtiler şiddetliyse psikoterapi ve bazen ilaç tedavisi gerekebilir.
İlaç kullanmak şart mı?
Her vakada şart değildir. Ancak yoğun kaygı, uykusuzluk ve işlev kaybı varsa kısa süreli ilaç desteği faydalı olabilir.
Psikoterapi etkili midir?
Evet. Özellikle travma odaklı terapiler belirtilerin kalıcı hale gelmesini önlemede çok etkilidir.
Akut stres bozukluğu yaşayan herkes travma sonrası stres bozukluğu olur mu?
Hayır. Ancak risk artmıştır. Erken destek ve tedavi bu riski azaltır.
Ne zaman bir uzmana başvurulmalı?
Belirtiler birkaç günde azalmıyorsa, günlük yaşamı bozuyorsa, uyku ve işlevsellik ciddi etkilenmişse bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.


