PsikiyatriNet, ruh sağlığına dair bilgiyi sade ve anlaşılır bir çerçevede sunmayı amaçlayan bir içerik kütüphanesidir.
Burada yer alan yazılar; psikiyatrik durumları, tedavi yaklaşımlarını ve gündelik yaşamdaki yansımalarını, bilimsel temeli koruyarak ele alır.
Bu alan, profesyoneller için olduğu kadar hem kendisi için bilgi arayanlar hem de yakınlarına destek olmak isteyenler için bir referans noktasıdır.
PsikiyatriNet, ruh sağlığına dair bilginin yalnızca üretildiği değil, izlenip yeniden kurulduğu bir içerik alanıdır.
İçerikler psikiyatrist Prof. Dr. Oğuz Berksun tarafından hazırlanmakta ve güncellenmektedir.
Aşağıda en güncel içeriklere ve öne çıkan başlıklara ulaşabilirsiniz.
DEHB: Sadece Çocukluk Çağı Sorunu mu, Yoksa Bir Nörobiyolojik Çeşitlilik mi?
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), genellikle çocukluk döneminde başlayan ancak etkisi yetişkinlikte de devam edebilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Toplumda sıklıkla “yaramazlık” veya “disiplinsizlik” ile karıştırılsa da, DEHB aslında beynin yönetici işlevlerinden sorumlu olan bölümlerindeki yapısal ve kimyasal farklılıklardan kaynaklanır.
DEHB’nin Üç Temel Boyutu
DEHB, her bireyde aynı şekilde kendini göstermez. Klinik olarak üç ana tipte incelenir:
- Dikkat Eksikliği Baskın Tip: Detayları gözden kaçırma, organize olamama, eşya kaybetme ve zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma ile karakterizedir.
- Hiperaktivite ve Dürtüsellik Baskın Tip: Yerinde duramama, çok konuşma, başkalarının sözünü kesme ve sonucunu düşünmeden hareket etme ön plandadır.
- Birleşik Tip: Hem dikkat eksikliği hem de hiperaktivite belirtilerinin bir arada görüldüğü, en yaygın tiptir.
Nörobiyolojik Arka Plan
DEHB olan bireylerin beyinlerinde, özellikle dopamin ve noradrenalin adı verilen nörotransmitterlerin iletiminde aksaklıklar saptanmıştır. Beynin “yönetici merkezi” olan prefrontal korteks, DEHB’li bireylerde dikkati odaklama, dürtüleri kontrol etme ve öncelik sıralama görevlerini yerine getirirken farklı bir hızda çalışır.
Erişkinlikte DEHB
Uzun yıllar boyunca DEHB’nin büyüyünce geçeceği düşünülmüştü. Ancak günümüzde biliyoruz ki, çocuklukta tanı alanların yaklaşık %60’ında belirtiler yetişkinlikte de devam eder. Erişkinlerde hiperaktivite yerini genellikle “içsel bir huzursuzluk” ve “zihinsel dağınıklığa” bırakır. İş hayatında erteleme sorunu, odaklanamama ve duygusal iniş çıkışlar en sık görülen şikayetlerdir.
Sık Sorulan Sorular
DEHB tanısı alan her çocuğun ilaç kullanması şart mıdır? İlaç tedavisi, DEHB yönetiminde en etkili araçlardan biridir ancak tek seçenek değildir. Tedavi planı; belirtilerin şiddetine, çocuğun yaşına ve işlevsellik kaybına göre belirlenir. Hafif vakalarda sadece davranışçı terapiler ve okul düzenlemeleri yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesi en başarılı sonucu verir.
Şekerli gıdalar veya teknoloji kullanımı DEHB’ye neden olur mu? Şeker veya tablet/telefon kullanımı DEHB’nin temel nedeni değildir; ancak var olan belirtileri şiddetlendirebilir. DEHB büyük oranda genetik geçişli ve biyolojik kökenli bir durumdur. Çevresel faktörler bu tablonun nasıl yönetileceğini belirler.
DEHB bir zeka sorunu mudur? Kesinlikle hayır. DEHB ile zeka düzeyi arasında doğrudan bir bağ yoktur. Hatta üstün zekalı olup aynı zamanda DEHB’si olan birçok birey (“İki Kere Özel”) mevcuttur. Sorun, sahip olunan zihinsel potansiyeli odaklayıp bir işe dönüştürmekte yaşanan “yönetim” güçlüğüdür.
Yetişkin yaşta DEHB tanısı alınabilir mi? Evet, son yıllarda yetişkinlerde DEHB farkındalığı artmıştır. Çocukluğunda tanı almamış ancak hayatı boyunca “dağınık, tembel, unutkan” olarak yaftalanmış birçok yetişkin, doğru tanı ve tedavi ile yaşam kalitelerini ciddi oranda artırabilmektedir.
Bu içerik, psikiyatrist Prof. Dr. Oğuz Berksun tarafından hazırlanmış ve güncellenmektedir.



