
Otizm ve Eşlik Eden Psikiyatrik Tablolar: DEHB, Kaygı Bozukluğu ve Epilepsi
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), nadiren tek başına seyreder. Klinik pratikte otizmli bireylerin büyük bir kısmında, yaşam kalitesini ve eğitimin başarısını doğrudan etkileyen ek tanılarla karşılaşırız. Bu tabloları tanımak, “otizm semptomu” sanılan birçok davranışın doğru şekilde tedavi edilmesini sağlar.
1. Otizm ve DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)
Eskiden (DSM-IV döneminde) bu iki tanı aynı anda konulmazdı; ancak günümüzde otizmli çocukların yaklaşık %30 ila %50’sinde DEHB belirtileri olduğu bilinmektedir.
- Nasıl Görünür? Çocuk sadece sosyal zorluk yaşamaz; aynı zamanda bir aktiviteye odaklanamaz, aşırı hareketlidir ve dürtüseldir.
- Neden Önemli? Eğitim sırasında çocuğun öğrenmesini engelleyen şey otizm değil, dikkat dağınıklığı olabilir. DEHB’ye yönelik müdahaleler, çocuğun özel eğitimden aldığı verimi katlayarak artırır.
2. Kaygı Bozuklukları ve Sosyal Fobi
Otizmli bireyler dünyayı “öngörülemez” ve “kaotik” algılayabilirler. Bu durum, kronik bir kaygı seviyesine yol açar.
- Değişime Direnç mi, Kaygı mı? Rutinlere aşırı bağlılık bazen sadece otizmin bir parçası değil, belirsizliğe karşı duyulan derin bir kaygının sonucudur.
- Sosyal Kaygı: Özellikle yüksek işlevli otizmli bireylerde, sosyal başarısızlık korkusu ciddi bir sosyal fobiye ve depresyona dönüşebilir.
3. Otizm ve Epilepsi: Nörolojik Bir Bağ
Otizm ve epilepsi arasında güçlü bir biyolojik bağ vardır. Otizmli çocukların yaklaşık üçte birinde yaşamlarının bir döneminde (genellikle erken çocukluk veya ergenlikte) epileptik nöbetler görülebilir.
- Sessiz Nöbetler: Her nöbet kasılma şeklinde olmaz; bazen “dalma nöbetleri” (absans) şeklinde görülebilir ve bu durum “çocuk zaten kendi dünyasında” denilerek gözden kaçabilir.
- Elektriksel Fırtına: Beyindeki eksitasyon/inhibitasyon (uyarı/sakinleştirme) dengesizliği hem otizmin hem de epilepsinin ortak paydasıdır.
4. Duyusal İşlemleme Bozuklukları
Resmi olarak ayrı bir psikiyatrik tanı olmasa da, otizmlilerin %90’ından fazlası duyusal uyaranları (ses, ışık, dokunma) farklı işler.
- Aşırı Duyarlılık: Diğer insanlar için normal olan bir elektrik süpürgesi sesi, otizmli bir beyin için fiziksel bir acı hissi yaratabilir. Öfke nöbetlerinin altında genellikle bu duyusal aşırı yüklenme (sensory overload) yatar.
Sonuç: Bütüncül Yaklaşımın Gücü
Otizmi tedavi etmek demek, sadece sosyal beceri kazandırmak demek değildir. Eğer eşlik eden bir DEHB varsa odaklanmayı, bir kaygı bozukluğu varsa rahatlamayı, bir epilepsi varsa nörolojik dengeyi sağlamak gerekir. “Eşlik eden durumlar” kontrol altına alındığında, otizmin temel semptomları üzerinde çalışmak çok daha kolay hale gelir.
Soru: Otizmli çocuğumun aşırı hareketliliği ve hırçınlığı sadece otizmden mi kaynaklanıyor?
Cevap: Hayır, her zaman değil. Otizmli çocuklarda görülen aşırı hareketlilik, odaklanma güçlüğü veya ani öfke nöbetleri çoğu zaman eşlik eden DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) veya Kaygı Bozukluğu kaynaklı olabilir. Eğer çocukta bu ek tablolar varsa, sadece özel eğitim yeterli gelmeyebilir; bu durumların tıbbi olarak tedavi edilmesi çocuğun sakinleşmesini ve eğitime odaklanabilmesini sağlar.
Soru: Çocuğum bazen gözlerini bir noktaya dikip dalıyor, bu otizmin bir parçası mı?
Cevap: Otizmli çocuklar kendi dünyalarına dalabilirler ancak bu “dalmalar” bazen Absans Epilepsi adı verilen sessiz nöbetlerin belirtisi olabilir. Eğer çocuğunuz seslendiğinizde tepki vermeyecek kadar derin ve sık dalıyorsa, bunun bir “otizm davranışı” mı yoksa nörolojik bir durum mu olduğunun tespiti için bir EEG çekilmesi gerekebilir.
Soru: Otizmde ilaç tedavisi eşlik eden bu durumlar için mi kullanılır?
Cevap: Evet. İlaçlar doğrudan otizmi “yok etmek” için değil; eşlik eden ağır dikkat dağınıklığı, uyku sorunları, epilepsi, depresyon veya kendine zarar verme boyuna ulaşan kaygı ve öfke nöbetlerini kontrol altına almak için kullanılır. Bu ek sorunlar çözüldüğünde, çocuğun sosyal gelişimi hız kazanır.


