Modern dünyada ruh sağlığı beden sağlığı kadar önemli kabul edilmektedir. Başarısızlık, evlenme, boşanma, ayrılık, ölümler, ekonomik sıkıntılar gibi durumlar ve bunlara bağlı doğal ruhsal reaksiyonlarımız bile psikiyatriste ve psikologa başvuru nedeni olarak görülmektedir. Batı dünyasında insanın kendi ruh sağlığına verdiği "önemin" bir göstergesi haline gelmiş bu yaygın yaklaşım, modern yaşamın da bir parçası olmuştur. Bu anlayışın altında yatan sebep yaşanan streslerin insan ruh sağlığını ve en azından yaşam kalitesini bozması veya bozma olasılığıdır.
Bu yaklaşım bir dereceye kadar doğrudur. Ancak burada (internet üzerinde) yer alan bilgiler, dikkatle değerlendirilmediğinde günlük yaşamımızda karşılaştığımız sorunlara verdiğimiz reaksiyonları bile içinden çıkılamaz sorun yumağı gibi algılamamıza neden olabilir ve mutlaka bir psikiyatrik/psikolojik yardım almamız gerektiğine bizi inandırabilir. Bu inanç çoğu zaman gereksizdir. İnsanın, çoğu sorunu kendi kaynaklarını ve güçlerini kullanarak çözme yeteneği vardır.
Aile içi iletişimsizlik, ergenlik dönemine girmiş bir çocuğunuzun ve size yaşattığı zorlukların olması, ayrılıklar, okulda veya iş yerinde başarısızlıklar gibi sorunları yaşıyor olmanız durumunda paniğe kapılmayın ve davranış kalıplarınıza bakın. Bugüne kadar uyguladığınız taktik ve stratejileri, başetme mekanizmalarını ve davranış kalıplarını gözden geçirin. Yakınlarınızda benzer sorunları yaşamış kişilerle konuşun, yakınlarınızdan, akrabalarınızdan yardım isteyin.
Bu web sitesinde, diğer web sitelerinde ve internet dışı diğer kaynaklarda bulmuş olduğunuz bilgilerin size yaşattığı lükse kapılmayınız. Lüksü yaşarken insanların aynı zamanda bilgi bombardımanı altında endişe yaşadıkları da bilinmektedir. Bu tür kolay ulaşılan bilginin yaşattığı endişeleri dengelemek günümüz bilişim dünyasında şart gibi görünmektedir.
İnternet üzerinde hastalıklarla ilgili olan metinleri okurken tanımlanan her belirtinin kendinize veya yakınınıza uyduğunu düşünmeyiniz. Teşhis koyma karmaşık işlemlere dayanır. Hastalıklar belirli belirti kompozisyonları içinde var olurlar. Ortaya çıkış biçimleri, zamanları, şiddetleri, birliktelikleri, süregen olup olmamaları gibi pek çok özellik birlikte ele alınmak zorundadır. Kendinizde veya yakınınızda birkaç belirtinin olması tanı konması için yeterli değildir. Yaşadıklarınız tümüyle bir hastalığa uyabilir, bütün belirtiler bende var dersiniz ama bilin ki yine de bir hastalık tanısı almayabilirsiniz.
Ruh sağlığı ve zihin konforunuz söz konusu olduğunda size bir tıklama ile ulaşabilme kolaylığı sunulması bir telefon mesafesinde olunması psikiyatrik/psikolojik bir yardıma ihtiyacınız olduğu duygusunun gereksiz bir biçimde pekişmesine neden olabilir. Bu duyguyu kapılsanız da öncelikle okuduğunuz bilgileri iyice özümsemeye çalışın. Endişeyi bir kenara bırakın ve işlevselliğinize bakın. Günlük yaşamınız içerisinde, evde, aile içinde, okulda, işde, sosyal çevrenizde eski işlevselliğinizi arar hale geldiyseniz o zaman bir psikiyatriste başvurun. Günlük yaşam içeriside işlevselliğinizde bir bozulma yoksa endişelenecek çok önemi bir şey de yok demektir.
Aşağıda hizmetlere ilişkin ücretler yer almaktadır. Tedavi ücretlerine ilişkin bilginin bu sitede yer alması sizi olumlu veya olumsuz etkileyebilir. Vizite ücretlerine ait bilgilerin bir sitede yer almasına karşı bir görüş geliştirebilirsiniz örneğin sevimsiz algılayabilirsiniz veya size samimi gelebilir. Ücretlere ait bilgilerin verilmesine olumlu veya olumsuz bir anlam yüklemeyin. Bu bilgilerle sadece sizi aydınlatma amaçlanmıştır.
Verilen Hizmetler
Psikiyatrik Hastalık Teşhis ve Tedavi (Psikiyatrik Görüşme ve Takip 30 Dakika 250 TL )
Psikiyatrik hastalıklar (örn depresyon, panik bozukluk, anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, sosyal fobi, şizofreni, iki uçlu duygudurum bozukluğu, konversif bayılmalar, somatizasyon bozukluğu, şüphe hastalığı....gibi) hastalıkların tedavilerinde ilaçla tedavi çok önemli bir yer tutar. İlaçla yapılan tedavi ve sadece tıbbi takip ile son derece yüzgüldürücü sonuçlar alınabilmektedir. Hekim hasta ilişkisinin iyi kurulduğu bir tedavide verilen ilaçla birlikte verilen kısa bilgiler ve aileyle kurulan iyi bir ilişki, hastaya ve aileye verilen yararlı geri bildirim ve mesajlar son derece işe yaramakta ve ilaç tedavisinin başarısını artırmaktadır.
Dünyada yapılan bilimsel çalışmalar hasta görüşmelerinde deneyimli bir psikiyatrist tarafından teşhisin ilk beş dakika içerisinde neredeyse %90'ın üzerinde bir doğruluk oranıyla konduğunu ilk görüşmede daha sonraki zaman diliminde bu teşhiste değişikliğin nadiren yapıldığını göstermektedir. İlk beş dakika sonrası kullanılan zamanın hasta doktor, aile doktor ilişkisini tesis ettiğini ve iyi kurulmuş bir ilişkinin tedavide ilaç etkinliğini çok ileri noktalara taşıdığı, tedavinin başarısında ilaçtan da önemli bir etkiye sahip olabileceği bilinmektedir.
Hekimle görüşmeye giderken sorunlarınızı kafanızda derleyip toparlayın. Luzumsuz bilgi vermekten kaçının. Aile ve hasta olarak hastalığınız veya yaşadığınız durum hakkında çok endişeli olabilirsiniz. Bu normal bir durumdur ancak bu endişe ve kaygı psikiyatriste bilgi aktarımını bozabilir.
a) Hekim karşısında soğuk kanlı olmaya çalışın
b) Sorunlarınızı anlatmaya kendinizde gördüğünüz, uyku bozukluğu, iştahsızlık, içe kapanma, korku, kabus görme gibi psikolojik değişimlerden başlayınız
c) Bu belirtileri başlattığını veya tetiklediğini düşündüğünüz olaylardan söz ediniz
d) Bu olaylar ve belirtileriniz arasında ne gibi bir ilişki var bunları yorumlayınız
e) Daha önce almış olduğunuz tedavilerden ve gitmiş olduğunuz doktorlardan ve görüşlerinden söz ediniz
f) Kullanmış olduğunuz ilaçları sıralayınız. Ne kadar süre ve dozda kullandığınızı bir yere psikiyatriste bildirmek üzere not ediniz
g) Kendi denediğiniz yöntemlerden söz ediniz
h) Okul, iş, aile içi ilişkilerinizden söz ediniz
i) Kullanacağınız ilaçları ve kullanım biçimini dikkatlice kaydediniz hastalığınızın takibi için hangi aralıklarla geleceğinizi öğreniniz (Psikiyatrik ilaçların etkinliğinin başlama süresi 3-6 hafta aralığına düşmektedir. Dolayısıyla ilk birkaç gün hatta birkaç hafta içinde hastalık belirtileri iyileşmiyor diye umutsuzluğa kapılmayınız. İlaçların etkinliğinin başladığı kabul edilen ortalama 4 haftalık süre sabırla geçirilmelidir. Bu sebeple hekimler tüm dünyada 1. ayda hastalarını tekrar çağırır ikinci takip muayenesini yapmak isterler bu kurala uyunuz. İlaçlara başlandıktan sonraki ilk 10 gün yan etkilerin yaşandığı süredir. Tüm ilaçlarda bu süre içinde çıkabilecek yan etkiler tolere edilmeye çalışılmalı. Yan etki hekimle telefonla gerekirse konuşulmalı ancak hemen ilaçlar bu yan etkilere bağlı olarak kesilmemelidir. Eğer bir antidepresan veya antipsikotik ilaç bir birbuçuk ay zarfında işe yaramadı ise genellikle kullanımı kesilir yeni bir ilaca geçilir.)
Psikiyatrik Hastalık Takibi (Teşhis Görüşmesi Sonrasındaki Takip Görüşmeleri 30 Dakika 250 TL)
Psikiyatrik hastalıklarda ilk takip görüşmesi birinci görüşme sonrasında ilk ayda yapılır. Hastalar sonraki dönemde ise genellikle 2-3 aylık aralıklarla takip görüşmelerine çağırılır. Görüşme sıklığını belirleyen en önemli şey hastalığın şiddetidir.
Bir hastalık düzelse dahi takip ve ilaçlar (düşük dozda olsa bile devam edilir) kesilmez. Muayeneler sürdürülür. Hiçbir belirti olmadığında dahi tüm dünyada 4-6 aylık aralıklarla takip muayeneleri yapılması önerilir. En çok rastlanan hastalık olan Depresyonda, panik bozukluğunda hastalık ağır olmasa bile tedaviler 6-12 ay sürdürülür. 12 aydan sonra bile hasta takip muayenelerine uzun aralıklarla çağırılabilir.
Genelde tedavide 1 aydan sonra sonuç alınmaya başlar ve belirtiler ortadan kalkmaya başlar. Bu durumda ilaç kesilmesi çok yanlıştır. Tedaviye iyi bir cevabın olması bizi rahatlatmamalıdır. İlacın düzenli alımı tedavinin kalıcılığı açısından önemli bir etmen gibi görünmektedir.
Enfeksiyon hastalıkları dışında kalan tüm hastalıkların yani şeker, romatizma, tansiyon ve burada saymakla bitiremeyeceğimiz bedensel hastalıkların hiçbiri kökünden yok edilemez. Psikiyatrik hastalıklarda kökünden yok edilemezler. Bu sebeple hastalığın bedenimize, beynimize ve aklımıza daha fazla zarar vermesini ilaçlarla önlemek ve onunla yaşamayı öğrenmek çok önemlidir. Şizofreni gibi ağır hastalıklarda en baştan itibaren tedavinin bir ömür boyu sürebileceği gerçeğini kabul etmemiz gerekebilir. Daha hafif hastalıklarda örneğin, panik bozukluğunda, yaygın anksiyete bozukluğunda, depresyonda bile hastalık tekrarlarla seyredebilir. Önemli olan her tekrarı daha hafif bir biçimde atlatmayı sağlamaktır.
İlaçlarla yapılan tedavilere medikal tedavi adı verilir. Bütün ilaç tedavilerin de yine de psikososyal bir yaklaşım mutlaka vardır. Yaşam biçiminizde, aile ilişkilerinizde, alışkanlıklarınızda, davranış ve düşünce kalıplarınızda yapacağınız değişiklikler ilaç tedavilerinin gücünü artıracaktır bu açıdan psikoterapi veya psökoterapötik (psikoterapi yöntemlerini içeren) tedaviler önem taşır. Aşağıda psikoterapilerle ilgili ücretlendirmeyi bulacaksınız.
Psikoterapiler
Aile Terapisi (Her Seans 1 Saat 300 TL)
Bilgi için Aile/Eş/Evlilik terapisi sayfasına gidiniz.
Bireysel Terapi (Her Seans 1 Saat 300 YTL)
Vajinismus Tadavisi (Bilişsel davranışçı tedavi paketi ortalama 2-4 seans. Her Seans ortalama 60 dakika 300 YTL)
Erken Boşalma Tedavisi (Her Seans 30 Dakika 1 saat 300 YTL)
Diğer Cinsel İşlev Bozukluğu Tedavileri (Her Seans 1 Saat 300 YTL)
Cinsel İşlev Bozukluğu Tanı/Tedavi ve Takibi (Her Seans 1 Saat 300 YTL)
Prof.Dr. Oğuz E. Berksun'un Kısa Özgeçmişi
1980 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi. 1986 yılında mezun oldu. 1987 Yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda uzmanlık eğitimine başladı. 1992 yılında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlığını 1997 yılında Doçentliği'ni aldıktan sonra bir yıl Amerika Birleşik Devletlerinde çalışmalarını sürdürdü. 2003 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda Profesörlüğünü aldı. Halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görevini sürdürmektedir. Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde müdür yardımcılığı, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Disiplinler Arası Sosyal Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyeliği diğer görev alanlarını oluşturmaktadır. Prof.Dr. Oğuz E. Berksun Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneğinin kurucu üyesi ve halen Başkanlığını sürdürmektedir.
Hastane: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Cebeci Ankara
Hastane Tel: 0312 595 66 15 / 0312 595 67 93
Muayenehane
Uğur Mumcu Cad. (Köroğlu Cad.) 79/8 Gazi Osman Paşa (GOP) - ANKARA
Tel: 0312 446 45 60
Fax: 0312 446 45 61 (Fax göndermek istediğinizde önce 0312 446 45 60'ı arayınız)
Son Güncelleme ( Perşembe, 04 Mayıs 2010 )



Muayene














