Uyarı: Ruhsal hastalıklardan dolayı insanların stigmatizasyonunun yani etiketlenmesinin/damgalanmasının önlenebilmesi için bizlerin terimleri olumsuz yüklerinden arındırmamız gerektiğine olan inancımla yazdığım bir makale. Ruhsal bozukluklara karşı gelişmiş/geliştirilmiş olan ön yargılarımızdan arınmamız, korkmamamız, tedaviye kolay ulaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Suxe isimli bir popüler dergide yayınlandı.
Sorun insanın doğasında ve genetik yapısında saklı gibi görünse de bizi deli edecek o kadar çok şey var ki bu yaşam içerisinde. Panik bozukluğundan, sosyal fobiye, yaygın anksiyete bozukluğundan, depresyona, manik depresif bozukluktan şizofreniye, eskiden ruh kanseri denen takıntı/zorlantı bozukluğundan, hastalık hastalığına hatta normal gibi görünen ama hayatımızı zehir eden utangaçlıktan, kıskançlığa, muhterislikten, cimriliğe, başarı korkusu ile bezeli başarısızlıktan, talepkarlığa, boyun eğicilikten, kaprisliliğe, sevgisizlikten aşka kadar delilik diye nitelenebilecek pek çok insan halleri...