
| Sınav Kaygısı |
|
| Yazar Psk. Hande Aydın | |
| Cuma, 14 Mart 2008 | |
|
Her öğrenci sınavlardan önce bir miktar kaygı duyar. Bu kaygı, ders çalışmak için bir motivasyon oluşturması nedeniyle önemlidir. Sınav öncesinde çalışmalarımızı tamamlamamızı, konuları tekrar gözden geçirmemizi ve hazır olmamızı sağlar. Bütün bunları tamamladıktan sonra sınav öncesinde kaygıyla birlikte, emeğimizi göstermek için heveslenir ve güzel bir heyecan da duyarız. Bazı öğrenciler çalışmalarını tamamladıktan sonra bile bir türlü kendilerinden emin olamazlar, sınavda donup kalacaklarından, hiçbir şey hatırlayamamaktan aşırı derecede endişelenirler. Bazı durumlarda bu endişeler, öğrencinin ders çalışırken bile sınavdaymış gibi kaygılanmasına yol açacak kadar yoğun olabilir ve çalışmalarını engelleyebilir. Sınav esnasında yaşanan kaygılar genellikle el titremesi, terleme, kalp atışlarının hızlanması, bulanık görme, bayılacak gibi hissetme, olumsuz düşüncelerin (asla başaramayacağım, annemlere düşük not alacağımı nasıl söyleyeceğim vb.) hücumuyla sorulara konsantre olamama şeklinde görülebilir. Öğrenci zamanın yetmeyeceğine dair endişelenirken bu endişeler gerçekten zamanı iyi kullanamamasına yol açabilir ve bir sonraki sınav için daha yoğun bir kaygı oluşturacak somut bir başarısızlık doğurabilir. Sınav bitiminde fiziksel kaygı belirtilerinin geçmesiyle öğrenci kendini yorgun, başarısız ve umutsuz hissedebilir. Elinden geleni yapmakta ancak bir türlü başaramamaktadır. Bu kısırdöngüyü kırmak için bir uzman yardımıyla kaygıya yol açan olumsuz düşünceler üzerinde çalışmak gerekmektedir. Çoğu durumda anne-babaların yüksek beklentileri veya umursamaz tavırları da kaygının oluşmasında ve sürmesinde büyük rol oynamaktadır. Sınav kaygısı öğrencilerin başarısızlıkları için gösterdikleri bir bahane değildir. Aile tutumlarıylave öğrenciyle ciddi biçimde çalışılması gerekir.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

















