|
Sosyal Fobinin Etiyolojisi |
|
|
Yazar Prof.Dr. Oğuz E. Berksun
|
|
Pazar, 17 Şubat 2008 |
|
Aile çalışmaları, sosyal fobinin genetik bir zemini olduğunu göstermektedir. Sosyal fobik hastaların ailelerinde sosyal fobi prevalansı (%16) normallere göre (%5) daha yüksek bulunmaktadır.
Bu hastaların aile üyelerinin diğer anksiyete bozuklukları geliştirme risklerinin yüksek olmadığı bilinmektedir. 1999 yılında yayınlanan bir çalışmada eş hastalanma oranı dizigotik ikizlerde %15,3, monozigotik ikizlerde ise %24,4 olarak verilmektedir. Erken çocukluk dönemine ait faktörlerin de bu bozukluğun oluşumunda önemli olduğu düşünülmektedir. Çocuklar korku reaksiyonlarını anne babalarından gözleyerek öğrenebilirler ve anne babalarıyla aynı kaçınma davranış paternleri gösterebilirler. Gerçekten de pek çok sosyal fobik hasta kendilerininkine benzeyen kaçınma paternlerinin annelerinde de olduğunu hatırlamaktadırlar. Buna karşın bazı çocukların da aşırı korunup kollandıklarından dolayı korku yaratabilecek durumlar karşısında baş etme yöntemleri geliştirmeye şanslarının olmadığı bu sebeple tehlikeli durumlardan kaçınma davranışı veya antisipatuvar anksiyete geliştirdikleri iddia edilmektedir. Aşırı eleştirel ana-babalar, eleştirel oluşlarından dolayı çocuklarında başetme mekanizması olarak kaçınma davranışının yerleşiklik kazanmasına sebep olabilirler. Ayrıca sosyal fobinin altında yatan sebep utanç verici veya küçük düşürücü bir presipitan olay olabilir.Sosyal fobi üzerinde henüz yeterli sayıda nörobiyolojik temelli araştırma yoktur. Yapılan çalışmaların çoğunda da anlamlı sonuçlar elde edilmediği bilinmektedir. Örneğin; klonidine büyüme hormonu cevabının normallerle sosyal fobiklerde özdeş olduğu aralarında bir fark olmadığı saptanmıştır. Dopamin sisteminin sağlam olduğunu söyleyen çalışmalar vardır. Öte yandan bir kısım çalışmada da değişik sonuçlar alınmıştır. Örneğin serotonerjik sistemde bir regülasyon kusuru olabileceğine ilişkin bulgular vardır. Fenfluramine kortizol cevabının kontrollere göre daha belirgin olduğu bunun da serotonerjik bir regülasyon kusuruna işaret ettiği düşünülmektedir. Postsinaptik reseptörlerde bir sensitivite (ikincil mesajcılarla ilgili) artışı saptanmaktadır. PET ile yapılan bir çalışmada sosyal fobiklerde striatal dopamin geri alım alanlarının yoğunluğunda bir azalma olduğu bildirilmiştir. Beyin görüntüleme çalışmalarında normallere göre metabolik anatomide çeşitli farklılıklar olduğu buna karşın yapısal olarak anatomik farklılıkların olmadığı örneğin bazal ganglion hacimlerinde farklılık bulunmadığı bildirilmektedir. |
|
Son Güncelleme ( Salı, 19 Şubat 2008 )
|